Yine hareketli bir kaç gün geçirdik. Fatih Tekke‘den boşalan teknik direktörlük koltuğu için bir kaç adayın ismi geçti ve son olarak Özcan Bizati‘de karar kılındı. Tabii düşerken 27 maç 28 puan toplayan Samet Aybaba’nın ekibinde olması benim için bir ön yargıya sebep oldu. Neyse biraz daha araştırıp baktığımızda Fatih Tekke’den daha büyük bir risk almadığımıza kanaat getirdim.

Özcan Bizati hocanın akademik bilgisi oyun tarzı için uzun uzadıya yazıp çizecek değilim. Gelinen bu noktada nasıl bir takım görmek istiyoruz onu yazmaya çalışacağım. Romantizmi bir kenara bırakırsak öncelikli isteğimiz seri galibiyetler. Hatta burada bir parantez açayım Tuzla maçındaki penaltı gol olup maç kazanılsaydı Fatih Tekke ile yollar yine ayrılır mıydı emin değilim. İkinci Güvenç Kurtar vakasını yaşamazdık diye düşünüyorum.

Son 10 yılda sözleşmesini dolduran sadece Şenol Güneş var.

Futbol ne olursa olsun bir sonuç oyunudur ve sonucu getiren süreci iyi değerlendirmek gerekir. Geçen yazımda da belirtmiştim. Bu şehirde son 10 yılda sözleşmesini dolduran sadece Şenol Güneş var. Şenol Güneş’i diğer teknik direktörlerden farklı kılan tamamen tabela değil oynanan istekli ve baskılı hücum futboluydu. Bir çok taraftarımız şampiyonluk senesinden bile daha çok keyfaldığını parlayan gözlerle anlatır size. Yalnız hem ligde hem de kupada son maçları kazanamayan o takım Avrupa potasına atamamıştı kendisini.

Bu sezonki hedefimiz çok ama çok net. Bursaspor’umuzun sezon sonu Süper Lig’e çıkılması. Ve bu yolda kaybedilen 6 haftamız var. Bu hafta itibariyle 6 hafta geride kaldı bay geçeceğimiz iki haftayı da göz önüne alırsak oynayacağımız 30 maç var. İnşallah sene sonunu Özcan Hoca ile bitirip bu ligdeki serüvenimizi noktalırız. Bu 30 maçın tamamını kazanamayabiliriz ama hepsinde sahaya kazanmak için çıkmalıyız. Kazanma isteği demeçlerden öteye geçmelidir. Sahaya çıktığında basan mücadele eden hem savunmayı hem hücumu coşkuyla yapan bir ekibe ihtiyacımız var. Yoksa sadece hücum etmeye çalışıp, teknik direktörlerin kendine piyasaya yaptığı iki oyuncuyu parlatıp satma çabasında olan takımlardan bir farkımız kalmaz.

Hocadan Beklentilerim

Gelelim Özcan Hocadan beklentilerime. Ben aslında üç aşağı beş yukarı her hocadan aynı şeyleri bekliyorum. Madde madde yazacak olursak.

  1. Sayın Hocam kimi oynatsan öbürü niye oynamadı muhabbeti her zaman olacak. Ama sen forma adaletini sağla, sonra hepimiz zamanla susarız.
  2. Hocam kadro planlamasında çok ciddi sıkıntılarımız var. 34 kişiye lisans çıkarttık. Bu 34 kişiden 6 tanesinin mevkii stoper. Biz iki haftadır önliberoyu stoper oynatıyoruz. Diğer yandan sakat olan İsmail Çokçalış ile beraber 3 tane sağbekimiz var ama biz içe kaymalar yapabilsin (Half Space desem daha mı havalı olurdu acaba) diye merkez orta sahamızı sağ bek oynatmaya çalışıyoruz. Sayın hocam her mevkide o mevkiinin adamını oynat ki emekleriniz ziyan olmasın.
  3. Hocam bu takımda belki henüz olmamış ama şans verirsen çok iyi futbolcu olacak evlatlar var. Genç goy goyu yapmadan o çocuklar da formaya ortak olurlarsa birlikte geçireceğimiz zamanda uzar sanıyorum.
  4. Hocam bu taraftar hücum futbolunu çok sever. Hücum futbolu izlemekten daha çok istediğimiz tek bir şey var. Bu ligden kurtulmak. Sen bizden daha iyi bilirsin ama, övgü almayacak bile olsa aman savunmayı da sağlama alalım.
  5. Hocam iletişim konusunda iyi niyetli çabaların olduğunu görüyoruz. Ama bu şehirde aynı günde 3 havayı birden görürüz. Sosyal medya kullanımına dikkat et hocam. Kolay ulaşılabilen hocaların üstünü kolay çizdiler daha önce bu camiada.

Velhasıl kelam isteğimiz çok büyük değil. Herkesin kaliteli dediği kadroyu kazanan kadro haline getirmen lazım. Bunun psikolojik kısmını da sen bizden çok düşünmüşsündür. Yazıda da dediğim gibi futbol şansı da yanında olsun, bize başka hoca aratma hocam.