Mizan muhasebede bilançodan farklı olarak yapılan işlerin ve hesapların defteri kebire uygunluğunu kontrol eden bir mali tablodur. Bilanço gibi sadece dönem sonlarında yapılmaz. Bugün ben de yaklaşık 4 aylık yönetimimizin mizanını kendi bakış açımla çıkarmaya çalışacağım.

Olumlu değerlendireceklerim:

  1. Kulübün içinde bulunduğu elektriklerin kesilmesi, temel ihtiyaçların karşılanamaması gibi rezillik boyutundaki sorunları çözdüler.
  2. Toplamda satılması güç görünen forma reklamlarını maç maç satarak bir gelir ettiler. Hele ki stadyuma isim sponsoru bulunması takdir edilecek bir durumdur.
  3. Ekip liderimizin açıkladığı belge ile 45 dosya ile uzlaşarak transfer tahtasının açılmasını sağladılar.
  4. Yapılan kampanya ile kulüpteki nakit akışı sağlandı ve bir birliktelik oluşturdular.

Gelelim olumsuz değerlendirmelere :

  1. Geçen yıl bir çekirdek oluşturduğu düşünülen kadroya 7-8 nokta transfer yerine 17 transfer yaparak bir transfer girdabına girildi.
  2. Bu transferlerin tamamına yakını aynı menajerin önerileri ile yapıldı ve plan ya da sistem gözeltilmedi.
  3. Mustafa Er konusunda daha önce yazdığım için o konuya hiç girmiyorum.
  4. Sosyal medyayı gereksiz bir şekilde kullanarak troll hesaplar ile sular bulandırıldı.
  5. Mustafa Er, Fatih Tekke ve Özcan Bizati aynı masada oturup konuşsalar sabaha kadar ortak bir müşterekte buluşamazlar. Bu kadar farklı hocalara takım alelacele teslim edildi.
  6. Erkan Körüstan döneminden başlayıp küme düşmeye uzanan süreçte önemli roller alan kişileri yanlarında bulundurarak kendilerine zarar verdiler.

Çıkardığım tablo bana şunu söylüyor. Tüm başarılar anlık ve ekonomik başarılar. Anlık diyorum tahta açma başarısı bir uzlaşma başarısıdır. Bizi bu lige getiren süreçte sadece son ara transfer dönemi tahta kapalıydı. Eğer siz transferde yüksek maliyetli oyunculardan düşük fayda elde ederseniz o zaman borca borç katmaktan başka bir işe yaramaz. Elektriklerin açtırılmasını başarı sayamam, kapatılması rezilliktir. Kim başkan olursa olsun zaten bu yapılmalıydı. Diğer yandan tüm başarısızlıklar da sportif başarısızlıklar. Zaten işin özü de burası. Kimse bu ligde şöyle tesisleştik, böyle kurumsal hamleler atılıyor söylemlerini duymak istemiyor. Hedef bir an önce Süper Lig. Bir şeffaflık mevzu geçmişti ama yine gerçek bilançoyu bir sonraki kongrede göreceğiz sanırım.

En büyük yıldız futbolculara, en iyi stadyuma, en iyi tesislere, en ateşli taraftara, en iyi projelere ve daha nice en iyiye sahip olabilirsiniz ama sahada kazanamazsanız, tüm bunları kimse hatırlamaz.

José Mourinho

İşte ligin üzerinde kaliteye sahip oyunculardan kurulu kadronun en iyi kadro olmadığını, futbolun yüksek direnç isteyen bir koşu oyunu olduğunu başarısızlık yaşayarak öğrenmek galiba çok pahalıya patlıyor. Bu arada kalite konusunda da transferlerin bir çoğu için olumsuz konuşulabilir. Açıkça söyleyeyim bir çok taraftarımızın beğendiği Capan‘ı ben beğenmiyorum. Ofosu ise tam bir hayal kırıklığı benim için. Klas olarak Bruno, tempo dersek İsmail Yüksek şu ana kadar verim alabildiğimiz transferler. Matavz ve takım uyumu takımın asıl sorunu olan takım olamamayı anlatıyor zaten. Diğer yandan stoperde önlibero, sağ bekte merkez orta saha oynatacak kadar verimsiz transferler yaptığımız da gün gibi ortada.

İki galibiyette her şey süt liman olur mu bilinmez. Ama artık arada mentor mu tutarsınız, psikolojik destek mi alırsınız, takımın fizik kalitesini yükseltmek için İtalyan kondisyoner mi gelir bilemem ama artık bu ara, otobandan önceki son çıkış.

Ben bu satırları yazarken yedek sol bek transferlerimiz ile ilgili bir iddia atıldı ortaya. Temennim bu iddianın asılsız olması. Aksi halde yönetimimiz başarı testini şimdilik geçemediği gibi niyet konusunda resmen sınıfta kalacaktır. Son olarak yazımızın başlığı olan Mizan kelimesi inancımızda kişinin cennete mi cehenneme mi gideceğini belirleyen terazi anlamına da gelmektedir. Ancak bu teraziyi doğrularla doldurdukça cennet kapıları aralanabilir.