Frutti Extra Bursaspor hakkında yazmayalı çok uzun zaman oldu. En son yazımı yazdığımda alt ligdeydik. Şimdi ise çok şey değişti. Lig, oyuncular, koç, yönetim, kulüp yapısı. Genel olarak bakıldığında oldukça radikal değişiklikler.

Aslında lig başlamadan değerlendirme yazmak istemiştim ama bir yandan da ligi görmek ve takımı canlı izlemek istiyordum. Henüz takımı canlı izleyemedim ama görebildiğim kadarıyla değerlendirmek isterim.

Gloria Cup’ ta çok umut vermese de takım Frutti Cup’ ta oldukça iyi sinyaller vermişti. Daha sonrasında ligdeki ilk maçta iniş çıkışlar yaşayarak son topun güzelliği ile kazanmıştık. Bugün ise son topa kalmadan, maç içinde oldukça yüksek frekansta dalgalanmalar yaşayarak maçın son bölümünde adeta aklımız çok başka yerlerdeymişçesine maçı kaybettik. Maçın teknik taktik analizine girmeyeceğim ama genel olarak odaklanılması gereken noktaları vurgulayacağım.

Öncelikle bu takım çok yeni kurulmuş diğer takımlar gibi değil. Ligdeki neredeyse tüm takımlardan önce kuruldu ve sağlıklı bir yapı için bunun başarılmasının ne kadar önemli olduğunu futbol kulübünden de basketbol kulüplerinden de biliyoruz. Kadronun birlikteliğinin sağlanması ve ortak başarı hedefinin içselleştirilmesi açısından önemli bir iş başarıldı. Şu anda önemli olan bu işin devamlılığının sağlanması.

İkinci olarak sabırlı olmak ve sakin kalmayı başarmak gerekli. Bence en önemli nokta bu. Bizler Akdeniz iklimi insanları olarak çok sabırsız yapıdayız ve yatırım yaptık, takımı kurduk, yarın başarılı olmamız gerek diye düşünüyoruz. Maalesef gerçek dünyada böyle bir sihirli değnek yok. İnsan etkeninin olduğu her işte olduğu gibi, işler her zaman hesaplandığı gibi gitmez ve insanlar her gün aynı performansı gösteremez. Makine olmamız gerek bunu başarmak için. Maalesef hiçbir takımda her gün yüzde yüz katkı verecek makineler yok.

Ligde girmeyecek çok şutlarımız olacak, savunmada unuttuğumuz adamlarımız olacak. Biz belirli bir bütçesi olan, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir topluluğuz. Basketbol takımı da hata yapacak, hiçbir şutunun girmediği günler de olacak, rakibe soluk aldırmadığımız günler de olacak.

Çok uzun zamandır ülkenin durumu nedeniyle herkes aşırı gergin ve stres dolu. Ben de aynı hisleri paylaşıyorum çoğu zaman. Ancak her zaman dediğim gibi, sporun sadece eğlence amaçlı olduğunu anlamamız gerekiyor. Bazen sadece izlediğimiz spordan keyif almayı bilmemiz gerekiyor. Sabırlı olmalı ve takımı her koşulda desteklemeye odaklanmamız gerekli. Bunu Pollyanna olalım diye söylemiyorum ama realist bakmak adına destek olmak, köstek olmaya oranla daha zor, biz zoru başaralım diye bunu açıklıyorum. Her gün bağırıp çağırdığınız birinden herhangi bir işte ne kadar başarılı olmasını bekliyorsanız, sahada mücadele eden insanlardan da o kadar başarılı olmasını bekleyebilirsiniz. Ancak her gün cesaret verdiğiniz, desteklediğiniz ve çalışmaya, üretmeye teşvik ettiğiniz birinden başarı beklemek çok daha keyifli ve gerçekçi olacaktır.

Bursaspor da, bin bir emekle büyüttüğümüz Bursaspor Basketbol da bir tane. Bizim de bizden başka kimsemiz yok. Evlatlarımızı sürekli onları eksik hissettirerek değil, onları başarılı olacaklarına inandırarak ve çalışmaya, gelişmeye heveslendirerek destek olalım. O zaman sabrımızın karşılığını çok daha güzel günlerde alacağız.