Frutti Extra Bursaspor Basketbol bu hafta bizim için de rakip için de manevi değeri yüksek olan bir maça çıktı. Son topa kalmasını beklemiyordum. Ancak daha farklı bir oyun kurgusunu hayal etmiştim açıkçası. Yapım gereği olaylara pozitif bakmayı severim fakat söz konusu Bursaspor olunca, bu çok mümkün olmuyor. Geçen haftaki yazımda panik butonuna basmak için çok erken olduğunu anlatmaya çalıştım. Yine aynı fikirdeyim ancak bu noktada bir kaç şerh düşmek istiyorum.

Öncelikle takımın yerli rotasyonu için transferler yapıldığında herkes gibi heyecan yaşadım. Çünkü isimler gelecek vaad ediyordu ve ligde bize katkı koyacaklarını düşünüyordum. İlk haftalar itibariyle beklentilerin altında kalan oyuncular olduğunu gözlemliyoruz. Yerli oyunculardan oyunun genelinde skor ve savunmada yeterli katkıyı alamazsak ligin boyu bizim için çok fazla kısalır ve kabuslar görmeye başlayabiliriz. Yerli oyuncuları performans anlamında yukarı çıkarmak da teknik ekibin sorumluluğunda. Kimse kötü rüyalar görmek istemiyor.

Yabancı noktasında ise Allerik dışında insiyatif alan çok fazla oyuncumuz yok. Allerik de bu hafta son topta hata yaparak maçı kaybetmemize neden oldu ama basketbolda son topun günahı olmaz. Bizler işi o noktaya getirmemek üzerine kafa patlatmalıyız. 4 numarada oynattığımız Dudzinski’ den yeterli savunma performansı alamayacağımız çok netti. Kaldı ki bize gelmeden önce “neden Belçika liginde oynuyor” sorusunun tek yanıtı da savunmada yetersiz kalmasıydı. Beşiktaş takımının son hücumunu izlediğimizde boyalı alanı savunacak ve oyuncuyu potaya gitme kararından caydıracak bir pivotumuz olmaması büyük sorun yarattı ve ilerde de bunu yaşayacağız. Pota altında yumuşak kaldığınızda temel yapıtaşlarınızdan biri eksik demektir ve bu da takımı oldukça aşağı çeken bir şey. Son topta savunma yapamama sorunumuzun temeli bence bu. Caydırıcı bir pivotumuz yok. 5 numarada kullandığımız Hayes’ i yedekleyemezsek, bu sorunu çözme şansımız yok. Bunları yönetim de elbette biliyor ama lig başında risk aldılar. Alınan riskin karşılığının ne olacağını da son maçta çıplak gözlerle izledik.

Bizim son hücumumuzla ilgili de gelişmesi gereken noktalar var. Bu seviyelerde mücadele eden takımların setleri net olmak zorunda. Her an düşünülerek setler belirlenmeli ve tüm takımın bunu refleks olarak içselleştirmesi gerekir. Evet bu çok zor bir iş ama sezon öncesi çalışmalar ve kamplar bunun için var. Son topta çizilen hücumu güzel oynadık ama orada çembere giden oyuncun Allerik mi olmalı? Bu noktada soru işareti söz konusu. Alternatif oyunlarla hücumumuzu çeşitlendirmek zorundayız. Yerliler de hücuma katkı vermeli. Şut tehdidi yaratmalı ve rakip savunmaları içeri kapanmaktan alıkoymalı. Böylece iç dış dengesi sağlanmalı.

Daha çok çalışmak ve her süreci keskinleştirmek zorundayız. Alacağımız çok yol var. Ancak hem Avrupa hem de ligde mücadele edecek takım için yine zor bir sezon bizleri bekliyor olacak.

Çok rahat bir sezon geçireceğimizi düşünmüş müydük? Evet. Ancak nasip olmayacak gibi.